Harp okulu demek “savaş okulu” demek değil mi?, nasıl ne zaman kiminle ne şekilde savaşılacağı öğretilir bu okullarda yani. Ülkenize saldıranlara karşı kara hava deniz unsurlarıyla savaşmanın kuralları öğretilir. Bu okullardan mezun olanların savaşmayı ve hayatta kalmayı en iyi şekilde öğrenmiş olmaları gerekir düşüncemizce. Ülkemizde bunca savaş okulu varken sıradan hayatın tam ortasında kalmış, gençliğinin ortasındaki insanların “askerlik” icabınca 3 aylık eğitimden geçirilerek sözüm ona terörle mücadele adı altında en ön cepheye sürülmesinin akıl mantık ve izahını anlatabilecek bir insan yoktur.
Koskoca harp okullarında yani savaş okullarında yıllarca eğitim almış kişilerin bile tam anlamıyla intibak sağlayamadıkları düzene hayatının önceki bölümünde hiçbir şiddet yaşamamış, hiç bir silah kullanmamış, hiç askeri forma giymemiş belki “izcilik” bile yapmamış hayatının baharındaki gencecik çocukların 3 aylık bir eğitimle cepheye sürülmesi tam olarak adıyla sanıyla “cinayet“tir.
Güneydoğuda terörle mücadele için kullanılan birliklerin tamamının harp okullarından seçilmesi gereklidir. Sivil hayattan “askerlik” yapmaya gelen sade vatandaşların görevi seferberlik hallerinde ülkenin topyekün saldırıya maruz kaldığı durumlar için olmalıdır, son derece kısa ve takrarlayıcı olmalıdır. Sade vatandaşların uzman eğitimden geçirilmeden cepheye sürülmesine izin veren, yol açan hangi rütbeden ve her kim olursa hakkında soruşturma açılmalıdır.
Bu gün mahalle ortasında sıratan bie elektrikçilik yapabilmek için bile 3 yıllık meslek lisesi eğitimi almak gerekmektedir. Savaş ve savunma gibi en önemli alanlarda basit bir eğitimden geçirilen gençlerin ölümle burun buruna getirilmesi her şeyden önce “eğitim” sorunudur. Bu sorun bu işin başına gelen getirilen kişilerin “eğitimli” olmadıklarını, bu işe yetkin “ehil” olmadıklarını göstermektedir.
Son yıllarda savunma alanında görülen zafiyetler göstermektedir ki, TSK yani Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim alışkanlıkları, askeri bürokrasinin sivil bürokrasiye benzemesi, TSK nın görev sahası dışındaki alanlarla ilgilenirken kendi sahasındaki eksikliklerden bihaber kalması askeri alanda da reforma gidilmesi gerekliliğini gözler önüne sermiştir. Bu reforma gidilebilmesi için önce TSK Amerikadaki gib savunma Bakanlığına bağlanmalıdır. Protokol sırası önemli değildir. Görevini yapan vatanını en çok sevendir ilkesine paralel görev sorumluluğu geliştirilmlidir. Halkın vidan ve kutsal değerleriyle çelişen mensupların sürekli görev ve makamlara gelmesi Türk Halkına “askeri okullarda çocuklarımıza neler öğretiliyor?” benzeri düşünceler geliştirmiştir. Askeri okullardaki müfredatların içeriği hakkında halkın bilgi alma hakkına saygı çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir.
TSK mensuplarının dış ülkeler bilhassa Amerikan okullarındaki eğitimlerine son verilerek TSK nın Türk Halkının iç ve dış güçlerce yönlendirilmesinde, Türkiyenin biçimlendirilmesinde bir araç haline getirilmesine engel olunmalıdır. Türk Halkının menfaatleri için gerekirse savunan ve gerekirse kimseden izin almadan saldıran, vuran yok eden bir güce, bir yapıya kavuşturulması yani GÜÇLÜ TÜRK ORDUSU’nun, TSK’nın yerini alması sağlanmalıdır.
Haber:
Kara Harp Okulu’nun ilk kez öğrencilerinin % 70′ini askeri liseler yerine sivil liselerden alması merak konusu oldu. İddiaya göre askeri liseyi bitirip Harbiye’ye devam etmeyen 550 öğrenciden 200′ü intibak eğitimine dayanamadı

Kara Harp Okulu’nun tarihinde ilk kez, askeri lise çıkışlı öğrencilerin, sivil liselerden gelen öğrencilere oranla azınlıkta kalması dikkat çekti. İddiaya göre Kara Harp Okulu’na devam etmeyen askeri lise mezunu 550 öğrenciden yaklaşık 200′ü, İzmir Menteş Askeri Kampı’ndaki ‘intibak eğitimi’ sırasında, yoğun eğitim programına dayanamayıp pes etti. Aileler de çocuklarını okuldan aldı.
AKŞAM dün ‘Sivil Harp Okulu’ manşetiyle, Kara Harp Okulu tarihinde yaşanan bir ilki duyurmuştu. Buna göre, yerleşik uygulamaların aksine Harbiye, bu yıl öğrencilerinin %70′ini kaynağı olan askeri liselerden değil, düz liselerden aldı. Kuleli ve Maltepe askeri liselerinden yalnızca 300 öğrenci Harbiye’ye girebildi. Bu durum ise ‘askeri liselerdeki diğer öğrencilere (550 ) ne oldu?’ sorusunu gündeme getirdi.
50 BİN TL’Yİ GÖZE ALDILAR
Okuldan ayrılan öğrencilerin velilerinin iddialarına göre, bu yıl 200 civarındaki askeri lise öğrencisi, Kara Harp Okulu’nun Menteş Kampı’ndaki intibak eğitimi sırasında okulu bıraktı. İntibak eğitimi için 18′er kişilik timlere ayrılarak ‘şok eğitimi’ne tabi tutulan öğrenciler, sıkı disiplin ve ağır koşullara dayanamadı. Eğitimlerin başladığı 7 Ağustos’tan sadece 10 gün sonra bazı öğrenciler velilerini arayıp kamptan ve okuldan ayrılmak istediklerini söyledi. 200 civarında öğrencinin ailesi de 50 bin TL tazminat ödemeyi göze alıp çocuklarını okuldan aldı. İntibak eğitimi sırasında okuldan ayrılan öğrenciler, özellikle ‘Sakarya ve Malazgirt’ taburlarından oldu.
DERECELİLER DE PES ETTİ
Velilere göre, okulu bırakan öğrenciler arasında, Kuleli ve Maltepe askeri liselerini dereceyle bitirenler de var. Kuleli’den ilk 10′da mezunu olan bazı öğrencilerin de okuldan ayrıldığı öne sürüldü.
Öte yandan, askeri yetkililer İzmir Menteş Kampı’ndan bu yıl ayrılan öğrenci sayısında geçmiş yıllara göre büyük bir artış olmadığını belirttiler.
EĞİTİM AĞIR, KOŞULLAR ZORLU
MENTEŞ kampında, manga ve takım seviyesinde muharebe düzenleri, mekanik nişancılık ve atış, komando, savaş beden eğitimi ile tatbiki liderlik konularında eğitim veriliyor. Subay adayları, dayanması oldukça güç psikolojik ve fizyolojik baskılar altına alınıyor. Tahammül sınırları zorlanıyor.
Barkın ŞIK / ANKARA


